

Başkan Özbağ, Seben ile ilgili ilk olarak şunları aktardı: Tarım kenti olarak tasavvur ettiğimizde Seben, kuzeyinde bulunan Seben ve Köroğlu dağlarının eteklerinden aldığı rüzgarla, esintiyle, güneşle, toprak ve taşla Seben Ovası’nda yetişen ürünleriyle Türkiye’de, Bolu’da oldukça büyük bir değere sahip.
Ana konseptimiz “elma”
Bolu pazarında Haziran ayından itibaren, burada yetişen sebze ve meyvelere, hatta dışarıdan gelen ürünlere dahi Seben markası vurularak satıldığını biz gözlemliyoruz. Seben tarımla nasıl meşhur olmuş diye baktığımızsa, ana konseptimiz “elma”. Seben elması konumuyla Türkiye’nin her tarafında tanınmış. Ancak eski ününü şu an için Seben elması arıyor. O zamanlar Türkiye’nin tek marketi olan Migros, raflarında, elmasını Seben’den alıp satıyordu. Bunun oluşmasında da o zamanlar Menekşe amcalar önemli bir unsurdu. Seben elmasının pazara girmesinde rahmetli İsmail Menekşe büyük bir etkendi.
Elma ile olan ünümüzü, elma ağaçlarımızı zamanında yenileyemediğimiz için, çiftçimizin önünü açamadığımız için, kopuk bir sezon yaşıyoruz. Özel İdaremiz sayesinde 40 bine yakın elma fidanı 2007’den beri dağıtıldı ve toprakla buluştu, çiftçi yeni fidanları gördü. Biz bu zaman diliminde ise genç çiftçiyi kaybettik. 50-60 yaş üzeri çiftçilerimizle tarım yapmaya çalışıyoruz Seben’de. Başarılı olacağız, bizim destekçimiz, Bolu’nun en genç çiftçisi Şerafettin Ağabeyimiz ile beraber, Bağışçılar Vakfı’nın organizesinde İzzet Baysal Üniversitesi, Bolu Tarım İl Müdürlüğü, Valilik, Kaymakamlık, Belediye 15 dönüme yakın bir bahçemizi 12 – 13 elma fidanlığı olarak oluşturduk. Eğridir’den fidanlarımız geldi, Isparta bize destek oluyor. Seben Gölü’nden 40 bin dönüm arazi sulanmakta, biz vatandaşlarımıza artık, “Siz Golden yapın, Amasya, Starling, Pink Lady, Fuji yapın, Gala yapın” diye önerebileceğimiz bir alan var. Hangi ürün verimli olursa, çiftçimize diyeceğiz ki, “Seben toprağına, iklimine bunlar uygun, bunlar daha iyi oluyor”.
Sadece elma değil, bizim domates, kavun, karpuz, salatalık, biber, fasulye, şeftali, üzüm gibi alanlarda da ciddi bir üretime Bolu’daki rekabeti sağlamaktayız. Bolu’da piyasayı Seben belirliyor. Tek pazarımız Bolu ama Bolu’daki piyasayı tesis eden Seben’in çiftçisi. Üzüm dediğimizde; Seben üzümü inşallah koruruz, eski ince kabuklu olan, çok siyah değil, pembemsi olan bir üzümümüz vardır. Yeni üzümler girdi piyasaya ama o üzümü özellikle korumamız gerekiyor. Şeftali ve armutta çok iyi durumdayız. İklimsel olarak etkileniyoruz, desteğe ihtiyacımız oluyor, niye derseniz; havalar soğuyup don vurdu mu, biz artık ertesi seneyi düşünmeye başlıyoruz. Rehberlere ihtiyacımız var, şu an için antifiriz diye bir sistem çıkmış, ürünü ilaçlıyorsun, 1 hafta dondan korunmasını sağlıyor ama bizim doğruyu bulabilmemiz için Üniversiteye, Tarım İl Müdürlüğü’ne, sivil toplum kuruluşlarına bizi yönlendirmeleri konusunda ihtiyacımız var.
95 derece termal su fışkırıyor
Seben’in Pavlu Kaplıcaları’nın olduğu kısımda 95 derece sıcaklığında termal bir su var. Orayı bir işletmecimiz satın aldı, ondan üç yıldır bekliyoruz bir yatırım yapsın diye. Onlar seracılık yapacaklarını bize sözlü olarak ifade etmişlerdi ama inşallah bu fiiliyata döner orayla, çünkü bizim için çok önemli bir alan, büyük bir değer, yerden fışkırıyor sıcak su. Bir an önce yatırıma dönüp, önce Seben, Bolu ve ülke ekonomisine kazandırılması lazım. Burada bu işi bilen köylü ve çiftçi mevcut. Yani yatırımcı o işi yaptığında ona hizmet edebilecek çiftçi de var, işçi de var.
İklimi sayesinde Antep fıstığı, dağ fındığı Seben’de yetişir
Türkiye’de Tarım Bakanlığı verilerine göre Karadeniz’in iklimiyle İç Anadolu’nun karasal iklimi birbirine karıştığı için yaz mevsimi uzun giderse Seben’de Antep fıstığını yetiştirebiliyoruz. Bolu orman köylüsü ormanına çok sahiptir. Burada dağ fındığı ağaçlarını, incir ağaçlarını, Antep fıstığı ağaçlarını değişik yerlerde görürsünüz. İşte o ağaçların hepsi sahiplidir. Keşke bizim o zamanki jenarasyonumuz, Karadenizliler gibi uyanık olsalardı da buraların her bir yerine dağ fındığı ekip yetiştirseydik. Orman bizim için tabu olduğundan o meşeyi kesip de orada bizim köylümüz fındık yapmadı. Dağ fındığı çok karlı bir üründür, çok doğal üründür, eskiden Bolu’da fındık şekeri bu üründen yapılırdı, şimdi ne yapıyoruz, fındığı Giresun’dan getiriyoruz.
Buradaki insanlar okumaya gayret eder, nedeni de toprakta çalışmak zordur. Mutlaka okuyup kendini Seben dışına atmaya çalışırlar, ancak burada kalıp tarım ve çiftçilikle uğraşmaları aslında kanımca çok daha önemlidir.
Turizm olarak bakıldığında da Seben çok zengindir.
Kartalkaya Seben hudutları içinde, oradan gelindiğinde yamaçlarında Aladağlar, Türkiye’nin en güzel ormanının olduğu yerdir Aladağlar. Allah oradaki bütün ağaçları özenerek yaratmıştır. Aladağlar Başalan tarafına giderseniz fütursuzca hepsi gökyüzüne güneşi yakalarcasına giden upuzun derya ağaçlardır ve Orman İdaresi için çok kıymetlidir. Bolu’da ayrı bir işletme kurulmuştur Aladağ Orman İşletmesi diye. Bizim dönemimizde yapılan Seben Gölü, Abant’ın 7 katı büyüklüğünde, çevresi 23 km. yolu olan, 60 milyon metreküp su toplayan, bu sene balıkçılıkla da ses getiren ve Seben’i sulaması için yapılan Bolu turizmine katma değer katan bir göldür. Seben Gölü, Bolu, Kıbrısçık ve Dörtdivan’ın ortasında bir konumdadır. Burada turizmin canlanması demek 1. derecede Bolu’nun kazanması, sonrasında Seben’in, Kıbrısçık’ın, Dörtdivan’ın kazanması demektir. Turizm beldesi Abant’ın Bolu’yla bir alakası yoktur çünkü Abant’a gelen insanların Bolu’ya uğramasını gerektirecek bir sebep yok. Kartalkaya yine Bolu’ya yakın ama oraya gideceklerin Bolu’ya uğramasına gene gerek yoktur. Hepsinin kendisine munhasır ulaşım olanakları mevcut. Ancak Seben Gölü’ne gelecek olan herkes Seben’den, Kıbrısçık’tan, Bolu’dan, Dörtdivan’dan geçmek zorunda. O nedenle Seben Gölü ve Gölcük ilerde canlanacak güzergahtır, turizm yolu olacaksa buraları olmalıdır. Bizler de doğaya sahip çıkarak bunu satacak yatırımlar yapmamız lazım.
Seben Ovası ve Kaya Evler ve Osmanlı’daki önemi
Aladağlardan indiğinizde sizi 500 – 1000 yıllık dağ fındıklarıyla selamlayan Seben Ovası. Elmalıklar, asmalar, değişik bir hava ve sonra Solaklar Kaya Evleri. Bu evler 4-5 katlı, her kat birbirine baca merdiveni ile bağlıdır. Bu evlerin bir kısmı tek tek odalı bir bölümü de topluca kalınan konaklama yerleri olarak kullanılmış. Muslar Kaya Evleri’nin özelliği var, 333 adet odacığı bulunuyor. Yıldırım Beyazıt Han Timur’a karşı Ankara’daki savaşı kaybettiğinde, oğlu Mehmet Çelebi burada saklanıyor. Timur, Çelebi Mehmet’e diyor ki: “Gel sana kızımı vereceğim” diyor, bunu bize söyleyen Bolu’nun, Türkiye’nin en büyük tarihçisi Prof. Dr. Halil Ünalcık, Osmanlı tarihi noktasında herkesin duayen kabul ettiği kişi. Çelebi Mehmet daha sonra Seben’den yola çıkıp Osmanlı Devleti’ni yeniden kuruyor. Osmanlı’nın yeniden kuruluşunda Seben halkı, Bolu halkı önemli bir rol oynuyor. Buradan 30 km yürüdün mü Mudurnu’ya geçebiliyorsun, patika yollar var, eski yollar. Biz tarihimizi yeni öğreniyoruz. Tarih de bizim satacağımız turizmle alakalı unsurlardan bir tanesi. O nedenle izah etmemiz lazım, hocayı çağırıp konferans vermemiz lazım, organizasyonlar yaparak bunları anlatmamız lazım. Kaya evlerinin böyle bir özelliği var. Solaklar Kaya Evleri’nde belediyenin işlettiği yeni tesisleri de mevcut, isteyen tarihi yerleri gezerken dinlenebiliyor, yemek yiyebiliyor, alabalığın eşsiz tadına varabiliyor.
Göl kenarındaki yayla evleri ıslah edilecek
Göl kenarında bulunan yayla evleri inşaatları durduruldu, eskilerle ilgili ne yapılır, Bakanlık bir proje belirler, şununla kaplanacak, şöyle olacak diye, bizler de yerine getiririz. Devlet orada bir adım atarsa bizim oradaki halkımız 10 adım atarak yerine getirir. Bir rol model gerekiyor bunun için. Kanunlarımızdaki boşluklar nedeniyle bu çirkin görüntüler oluşmuş, en kısa sürede yeni projeler geliştirilip çeki – düzen verilecektir.
Şehir içi yollarımız pırıl pırıl asfalttır
Yollarımızın asfalt olması, Bolu Belediyesi sayesindedir. Ancak bunları bedava yaptırmadık, paramızı verip yaptırdık. Şunu söylemeliyim, bu sene bir milyonumuz var, ben 2 milyonluk yol yaptımsa, bu Ak Parti ile ilgili bir unsur değildir, Bolu Belediyesi’nin Başkanımız Alaaddin Yılmaz’ın bize sağladığı kolaylık ve destekledir. Seben mimari olarak çok düzgündür. Elma ağaçları, kiraz ağaçları, bahçelerimiz şehirle iç içedir. “Elma Festivalimiz” her yıl Ekim ayının 2. haftası düzenlenir. Ayrıca her yıl 21 Mart’ta geleneksel olarak ilçemize bağlı Alpağut köyünde “Nevruz Günü” kutlamaları yapılır. Hoçaş köyü “Fosil Ormanı” dünya tarihi ve geçirmiş olduğu değişimleri öğrenebilmek açısından eko turizm ve doğa temelli eğitim fırsatları da taşımaktadır.
Kaplıcalarımız şifalı olmaları ile ünlü ve belgelidir
Ayrıca kaplıcalarımız var, 300 civarında yatak kapasiteli, daha çok hitap ettiğimiz kesim, alt gelir ve orta gelir grubu. Bolu’nun Türkiye’de suyu en şifalı diyebileceğimiz, üniversitelerden sağlıkla ilgili belgelerini almış 2 tane özel işletmeye ait kaplıcamız mevcut. Kaplıcalarımız yaz aylarında daha verimli çalışmakta. Temennimiz burayı satın alan işletmecilerimizin yeni tesisler yaparak daha iyi hizmetler vermeleri. 2005- 2006 ‘dan beri belediye olarak bir projemiz var. Oradaki sular ile Seben’i ısıtmak istiyoruz kış aylarında. 95 derece çıkan su, 75 – 70 derecelerde evlere dağıtılıp konut ısıtmaları termal su ile yapılabilir. Hem tarım, hem de ısıtma termal su ile yapıldığında sanırım Seben dünyanın bir numaralı çevreci kenti olacak. Genç nesli burada tutamıyorsak, benim gibi emekliliği geleni burada ikamet ettirebiliriz. Tek problem, sağlıkla ilgili sorun çözülürse, iyi bir hastane yapılırsa, inşallah hükümetimiz, üniversitemiz çözerse bu konuyu, burası dünyanın önde gelen yaşanılır şehri olacaktır.
İzzet Baysal’ın Seben’de yeri ayrı
Burada tarım ve turizmde en büyük etkenlerden biri Abant İzzet Baysal Üniversitesi’dir. Sayın rektör beye, ekibine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz ama asıl unsur İzzet Baysal Babamız, Vakıf Başkanı Ahmet Baysal, Genel Sekreteri Mustafa Ağabey ve Mütevelli Heyeti, İzzet Baysal kenti Seben’e yaşadığı şehre yaptıkları yatırımlar bizler için çok büyük değerlerdir. Vakıf Seben’le kucaklaşmıştır, Okulumuz tamam, Yurt yapımı tamamlanıyor, ben bunun Seben’in tarım ve turizmine büyük etki yapacağını düşünüyorum. Bahçe bitkileri bölümü açıldı, inşallah oraya öğrenciler, hocalar gelecek.
İmar durumunun iyi olması, şehrimizin temiz olması vesilesiyle ekip arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum. Çünkü belediye başkanı sadece düşünür, uygulama kısmı tamamen belediyede çalışan personel tarafından yapılır. Genç ve dinamik bir ekibimiz var, hepsini kutluyorum. Asıl önemli olan Seben 1 Temmuz 1946 yılında ilçe olmuş, imar 1960‘lı yıllarda çıkmış, bu imarı böyle hazırlayan, uygulayan ve Seben’in bozulmasına engel olan, bize bu şekilde ulaştıran bizden önceki tüm belediye başkanlarına şükranlarımı sunuyorum.