120x600

Alemdar inşaat

18-05-2026 BOLU

Bu kampanya kiracılık derdine son veriyor….....

Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar son kampanyaları sayesinde yüzlerce insanı ev sahibi yaptıklarına dikkat çekerek; “Ekonomik krizlerden dolayı taksit ödemek zorlaştığı gibi peşinat bulmak daha zor bir hale geldi. Bu yüzden bir kampanya geliştirdik. Bu kampanya çok ilgi gördü ve devam ediyor. Öbür türlü insanlar bir ömür boyu kira ödemek zorunda kalacak. O yüzden ev sahibi olmak isteyen tüm kiracıları bu kampanyaya davet ediyorum” dedi.

Bu kampanya kiracılık derdine son veriyor….....
Bİ tur

Abdullah bey, Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 2025 yılı sektör raporunu açıkladı. İnşaat sektörü %10,8 büyüyerek Türkiye ekonomisinin üzerinde bir performans gösterdi. Sizce hangi unsurlar sektördeki büyümenin destekleyicileri olarak öne çıkıyor?

 

Bence, inşaat sektörünün büyümesinin gerçek sebebi uzun zamandır beri süregelen bir beklenti pozisyonunun olmasıdır. Yakın gelecekte yapılacak bir erken seçim beklentisi nedeniyle konut kredilerinde bir düşüş bekleniyordu. Bu yüzden inşaatçılar konut kredilerinde düşüş olacağı beklentisiyle tekrar yatırım yapmaya başladılar. En azından seçim öncesinde faizlerin düşmesiyle birlikte daireleri satarız ya da elden çıkarabiliriz düşüncesiyle 2025 ve 2026 yılının planlamasını buna göre yaptılar. Böylece sektörde ciddi bir hareket başladı. ABD-İran savaşı ise bu planları birdenbire bozdu. Bizim sektörümüz öyle bir sektör ki inşaata başlamak kolay, inşaata girmek kolay ama bırakmak imkânsız. Mecburen finali oynamak zorunda firmalar. Dolayısıyla inşaat sektörü 2026 yılında da bu performansını savaşa rağmen sürdürecek gibi görünüyor. Çünkü 2025 ve 2026 yılında başlayan projelerin sonuçlandırılması gerekiyor. O yüzden 2026 yılı bitiminde inşaat sektörü yine ülke ortalamasının üzerinde bir büyüme ile yılı tamamlayacaktır. İnşallah önümüzdeki yıl faizlerde beklediğimiz düzeyde olmasa da bir nebze olsun düşüş olursa şu anda inşaat sektörünün hedeflediği beklentiyi karşılamasa bile ciddi konut satışlarının olacağını düşünüyoruz.

 

Bu süreçte; hazır beton üretimi ve istihdam artarken, sektörün gelecek vizyonunda düşük karbonlu üretim ve dijital dönüşümün öne çıktığını görüyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

 

Ülkemizde hazır beton üretimi ve istihdam inşaat sektöründe artıyor. Önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği müktesebatı içerisinde özellikle karbon ayak izi ve dijital dönüşüm ön plana çıktığı için inşaat sektörünü ciddi anlamda olumsuz etkileyecek sorunlar karşımıza çıkacak. Bunlar ya maliyet artışı olarak bizim karşımıza gelecek ya da bu konuda firmaların kendilerini dönüştürmesi gerekecek. Burada sektörün vizyon yapısı olumlu anlamda değişecek. İşlerliği artacak. Dolayısıyla önümüzdeki dönem firmaları ciddi bir sınav bekliyor. Ya maliyetlere katlanıp rekabetten uzaklaşacak. Ya da dönüşümünü tamamlayıp rekabeti üst seviyede götürecek. O yüzden mevcut firmalarımızın hepsinin önümüzdeki döneme ciddi bir şekilde hazırlanması gerekiyor. Bolu Ticaret ve Sanayi Odası olarak özellikle yeşil dönüşüm, karbon ayak izi ve dijital dönüşüm noktasında üyelerimize sürekli eğitim veriyoruz. Firmalarımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Firmalarda bu eğitimlere ciddi anlamda katkı sağlıyor. Mevcut firmalarımızın bu eğitimlerden çok faydalandıklarını söyleyebilirim. . 

 

 

Siz her zaman dirençli yapılaşmanın kritik önemini koruduğunu vurgulayarak, kaliteli beton kullanımının yanı sıra doğru tasarım, etkin denetim ve nitelikli işçiliğin güvenli yapı üretiminde belirleyici olmaya devam ettiğini belirten bir iş insanısınız. Son girişiminiz olan " metrekare metrekare üzerinden konut sahibi ol" kampanyanıza olan ilgiyi bu açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

İnşaat sektörü söz konusu olunca burada kalite birinci unsur olarak karşımıza çıkıyor. Yaşam alanı olarak baktığımızda estetik unsuru, kalite ile birlikte ön plana çıkıyor. Üretim aşamasında özellikle işçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında da dikkat etmemiz gereken detaylar bulunuyor. Tüm bunları göz önüne aldığımızda dijital dönüşüm ile birlikte inşaat maliyetleri ve inşaatın yapılma süreleri ile ilgili olarak önümüzdeki dönemde birçok dijitalleşmeyi de birlikte görebiliriz. Bize gelince bizim yaptığımız yeniliklerden bir tanesi de geçen sayınızda belirttiğim gibi “metrekare metrekare üzerinden konut sahibi ol" kampanyamızdı. Yaşadığımız ekonomik krizlerden dolayı peşinat sorunu yaşayan vatandaşlarımız için büyük avantajlar sunan bir kampanyamız. Çünkü ekonomik krizlerden dolayı taksit ödemek zorlaştığı gibi peşinat bulmak daha zor bir hale geldi. Bu yüzden peşinata ulaşmakta zorlanan, ev sahibi olmak isteyen ve kiracı pozisyonundan kurtulmak isteyenlere yönelik olarak bir kampanya geliştirdik. Bu kampanya çok ilgi gördü ve devam ediyor. Öbür türlü insanlar bir ömür boyu kira ödemek zorunda kalacak. Fakat bize geldiklerinde bu metrekare metrekare biriktirme ve metrekare metrekare alma durumunda fiyat farkından etkilenmedikleri için çok büyük bir rahatlıkla ev sahibi olabiliyorlar. Bu kampanyamız önümüzdeki günlerde de tüm hızıyla devam edecek. O yüzden ev sahibi olmak isteyen tüm kiracıları bu kampanyaya davet ediyorum.

 

 

Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu başkanı olarak birbirinden önemli çalışmaların altına imzanızı atıyorsunuz. Son yaşanan gelişmeler ışığında Bolu ekonomisi hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Bolu Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi olarak hummalı çalışmalar yapıyoruz Bugün burada ayrıntılı bir şekilde anlatsam bu röportajın süresinin yeteceğini düşünmüyorum. Ana başlıklarla gitmem gerekirse; özellikle önümüzdeki dönemde ilimizdeki turizmin daha sağlıklı bir konuma gelmesi açısından, ilimizde yaşayan insanların kalitesinin artması, katma değerli ürünlerin ilimizde üretilmesi ve Bolu’ya ciddi oranda katkı sağlaması açısından savunma sanayinin Bolu için artık bir zorunluluk haline geldiğini biliyoruz. Sayın rektörümüz, bu konuda bize çok güzel bir ışık gösterdi. Ve bu ışık üzerinden yolumuza devam edeceğiz. Bolu Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu konuda bize düşen ne varsa bugüne kadar yaptık. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bu konuda ilimizdeki mevcut firmaları dönüştürmeye, savunma sanayisinden pay almalarını sağlamaya ve direkt savunma sanayi ile çalışmalarına yönelik olarak sertifikasyon, eğitim ve diğer tüm destekleri vermeye hazırız. Bununla ilgili çalışmalarımız rektör hocamızın önderliğinde tüm hızıyla devam ediyor.

 

“Savunma sanayisi ve sağlık turizmi önceliklerimiz arasında”

 

Zonguldak başta olmak üzere Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Bartın, Düzce, Karabük ve Bolu illerinden oluşan bir Batı Karadeniz topluluğu oluşturduk. Bu grup ile birlikte sağlık turizmini ön plana aldık. Bu konuda ilk toplantımızı yaptık. Önümüzdeki günlerde konunun paydaşları ile beraber genişletilmiş bir toplantı daha yapacağız.  Bir sonraki aşamada da Almanya’dan başlamak üzere diğer ülkelerdeki fuarlara da katılmak suretiyle ilimize getireceğimiz turistleri Çaycuma havaalanına indirerek bu illere dağılımını sağlayarak Bolu’daki sağlık turizmini – diğer komşu iller ile birlikte - canlandırmak istiyoruz. Biliyorsunuz fizik tedavi en uzun 1 ay sürüyor. Saç ekimi, diş tedavisi ya da ortopedi gibi parametreleri de hesaba katarsanız bu insanların belirli bir süre Bolu’da kalması gerekecek. Bu açıdan ilimizdeki oteller ile işbirliği yapacağız. Yine tur firmalarımız ile işbirliği yapacağız. İlimize sağlık için gelen turistlerimizi burada kaldığı süre içerisinde Bolu’nun ilçelerini ve doğal güzelliklerini de tanıtmak suretiyle sağlık turizmine ek olarak, destinasyon anlamında da turizm yapacağız. Otellerimizden, sağlıkçılara uzanan geniş bir yelpazede Bolu ve komşu illerin kazanacağı bir yapıyı oluşturmak istiyoruz. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Metin Demir’e buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

 

 

“Çevre yolları, ulaşım kanalları ve şehir içi trafiğinin düzenlenmesi noktasında önemli çalışmalarımız var”

 

Bolu’nun çevre yolları, ulaşım kanalları ve şehir içi trafiğinin düzenlenmesi noktasında tekliflerimiz olmuştu. Bu tekliflerimizden biri yapımı yarım kalan çevre yolunun tamamlanması, yine üzerinde uzun süre çalışıp ön projesini onaylattığımız otoban bağlantı kavşağının ve tır parkının yapılması. Otoban bağlantı kavşağının mevcut organize sanayi kavşağına bağlanması. Yine o yol üzerinden tugayın arkasından Arçelik bölgesine bağlanması ve oradan bir ring oluşturulması. Üniversite kavşağının, Dağkent kavşağından direkt köprüyle viyadük kanalıyla üniversiteye bağlanması ve o viyadük üzerinde mutlaka raylı sistem olması. Önümüzdeki dönemde üniversiteden merkeze mutlaka bir raylı sistemin inşa edileceğini düşünerek böyle bir çalışmanın yapılması noktasında ciddi teklif ve taleplerimiz olmuştu. Bunlarla ilgili olarak başta Bolu milletvekilimiz Yüksel Coşkunyürek olmak üzere, Ak Parti Bolu il başkanımız Suat Güner ve diğer kurum ve kuruluş temsilcileri ile birlikte yaptığımız toplantıda bu sonuçları çıkarmıştık. Önümüzdeki dönemde tüm bunların takipçisi olacağız.

 

 

Son olarak okuyucularımıza vermek istediğiniz mesajlar nedir?

 

Özellikle Bolu ile ilgili olarak vermek istediğim mesajlar var. Bunları da mutlaka yerine getirmemiz gerekiyor. Yapmamız gereken en önemli şey bence şudur; “Biz Bolulular olarak çok mütevazıyiz. İsteme noktasında çok zayıfız. İstemeyi sanki bir ayıp gibi görüyoruz. İstemek bizim kültürümüzde yok. Fakat geldiğimiz noktada çevre illere baktığımızda isteyen illerin çok fazla şey aldığını ve kendi illerini geliştirdiklerini görüyorum. O yüzden ben birkaç hususu isteme noktasında gündeme getirmek istiyorum. Sayın valimizin öncülüğünde yapılan il koordinasyon kurulu toplantısında Sayın milli parklar müdürümüze sorduğum soruyu burada tekrar sormak istiyorum;  “ Bugün Bolu’daki milli parklardan ve milli parklara bağlı diğer turizm alanlarından elde edilen gelirin ne kadarı Bolu’ya harcanıyor?  Özellikle Abant’a ayrılan bütçenin üç milyon lira gibi oldukça düşük bir rakam olduğunu gördüm. Dolayısıyla burada gerçekçi olmak istiyoruz. Bundan sonra fazlasını vermeseler de en azından bizden kazandıklarını Abant, Gölcük, Yedigöller ve ilimizin diğer milli parklar ve alanlarına harcanmasını ve buraların daha da güzelleştirilmesi için kullanılmasını istiyoruz. Eğer Bolu’da turizm yapalım istiyorsak öncelikli olarak bizim bu alanları güzelleştirmemiz, oradaki yapıları, yürüyüş yollarını, yiyip-içme alanları gibi yerleri ayrıntılı bir biçimde düzenlememiz gerekiyor. Dolayısıyla milli parklardan ricam “Bizden aldıklarını bize vermeleridir.”

 

“Ormanlarımızdan aldıklarını lütfen bizim Bolu’muza versinler”

 

Bir diğer husus ormanlarla alakalı.Bolu’nun %’65’i ormanlarla kaplı.Ve şu anda orman genel müdürlüğünün yıllık bütçesinin % 67‘sini yanılmıyorsam Bolu ormanlarından yapılan kesim ve ürünler oluşturuyor. Dolayısıyla Bolu’dan bu kadar verim alıp, Bolu’da orman işi yapan köylülerimize, orman işi yapan insanımıza bu paraların çok düşük bir kısmının döndürülmesine itiraz ediyoruz. Bu paranın Bolu’dan alınıp yüzde 1 ya da binde 1 oranında orman köylüsüne geri döndürülmesini uygun bulmuyoruz. Bundan sonraki süreçte bunu da dillendireceğiz. Özellikle bu sektörde çalışan insanımızın hakkı verilsin ve bu paralar orman genel müdürlüğü tarafından Bolu’ya harcansın. Yeni göletler mi yapılır? Yeni orman ekim alanları mı yapılır?  Yeni dere ıslahı çalışmaları mı yapılır? Artık bilemiyorum. Yalnızca Bolu’nun ormanlarını keserek, oradan kazanç sağlayarak yapılan işlerin sonuna gelinmesi lazım. Bunun için bizim ormanlarımızdan aldıklarını lütfen bizim Bolu’muza versinler. Çünkü ormanlarımızı koruyamazsak yer altı sularımızı da koruyamayacağız. Ve bu bize ülke çapında % 35’ni sağladığımız tavukçuluk sektöründe üretimi sağlayamamayı, kümeslerde tavuk üretememeyi getirecek. Bu da bizim beyaz et sektörümüzün ciddi anlamda zarar görmesine hatta yok olmasına sebep olacak bir durum. Bolu olarak beyaz et sektörünün her zaman arkasında olacağız. Beyaz et sektörünün gelişimini olumsuz etkileyecek her türlü gelişmeye de karşı olacağız. O yüzden ormanlarımızı mutlaka korumamız lazım.




Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER BOLU HABERLERİ
Köşe Yazarları
Burç Yorumları