120x600

Alemdar inşaat

07-07-2017 BOLU

“Göğü kucaklayıp getirdim sana”

“Sevdadır”, Arkadaş Zekai Özger’ in en çok bilinen şiirlerinden birisidir. Özger, bu şiirinde Bolu’yu ve Çam ormanlarını öyle bir kaleme aldı ki ölümünden sonra bile bu dizeler unutulmadı. Şarkılara ve romanlara konu oldu.

“Göğü kucaklayıp getirdim sana”
Bİ tur

Türk Şiirinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Arkadaş Zekai Özger kısa süren yaşamına unutulmaz dizeler sığdırdı. Şiirleri Onur Akın ve Sadık Gürbüz gibi sanatçılar başta olmak üzere birçok kez bestelendi. Arkadaş Zekai Özger  “Sevdadır”  isimli şiirinde Bolu’yu ve Çam ormanlarını benzersiz bir şekilde kaleme aldı.  “Çam kolonyası getirdim sana, Kentli dağlıların haklı sevdasını, Bolu ormanlarından çarpan bir koku, Sanki Köroğlu’nun ter kokusu…”  dizelerinin yer aldığı “Sevdadır”  özelikle Onur Akın’ın “Çam Kolonyası” isimli şarkısına esin kaynağı oldu. Şairin, ölüm tarihi olan 5 Mayıs 1973 tarihinden sonra sevenleri her yıl mezarına Bolunun çam kolonyalarını getirerek onu anmaktadırlar. 

 

 

Sevdanın ve Umudun Şairi!

Arkadaş Zekai Özger, 8 Ocak 1948 yılında Bursa’da doğdu. Asıl adı Zekâi Özger'dir. Şiirlerini Arkadaş Z. Özger adıyla yayımladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın ve Yayın Yüksek Okulu’ndan mezun olduktan sonra TRT'nin Ankara bürolarında çalıştı. Kent 16, Soyut, Forum, Papirüs, Yordam, Dost, Yansıma dergileri ile Ulus gazetesinin kültür-sanat sayfalarında şiir ve yazıları yayımlandı. 1965 yılında, henüz 17 yaşındayken "Kent 16"dergisini arkadaşı Ömer Zafer Göktürk ile birlikte çıkardı, tek sayı çıkan (Aralık 1965) dergide şairin yayımlanan ilk şiiri de ("Niye Kapalı Kapılarınız - Bulamıyoruz") yer almaktaydı. 

 

 

Ankara'da, sokakta ağır yaralı bir halde bulundu

24 Ocak 1971 tarihinde SBF yurduna yapılan polis baskını ve gözaltı sırasında işkenceye varan dayağa maruz kaldı ve başına ağır darbeler aldı. Aradan yıllar geçtikten sonra 29 Nisan 1973 sabahı Ankara'da, sokakta ağır yaralı bir halde bulundu, kaldırıldığı Numune Hastanesi'nde 5 Mayıs 1973’te öldü. Beyin kanamasından öldüğü belirlendi. Arkadaşları, ölümünü SBF yurdunun basılması sırasında başına aldığı ağır darbelere bağladılar.

 

 

“Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası"

Erken ölümü nedeniyle "Ne zaman yayımlarsam yayımlayayım adı 'Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası' olacak!" dediği şiir kitabını yayımlama olanağı olmadı. Dergi ve gazetelerde yayınlanan şiirleri ölümünden sonra Tekin Sönmez tarafından "Şiirler" adıyla bir kitapta toplandı (Nadas Yayınları, 1974). İkinci basımı "Sevdadır" adıyla yapılan kitap (Mayıs Yayınları, 1984) daha sonra da bu adla yayımlanmaya devam etti. Kenan Yücel tarafından yayına hazırlanan "Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası" adlı kitapla (Ve Yayınevi, Nisan 2014) şairin şiirleri gerçek adına kavuştu. Çoğu arkadaşının aksine dönemin sert siyasi şiir geleneğine uymayıp kendi yalnız yolunu oluşturduysa da ölümünden sonra adı akıllarda kalan arkadaşları değil o olmuştur.  Arkadaş Zekâi Özger adına, İzmir'de Mayıs Yayınları tarafından 1996'dan bu yana her yıl şiir ödülü verilmektedir.

 

SEVDADIR

 

 

Göğü kucaklayıp getirdim sana

kokla

açılırsın

 

Solmuşsun

benzin sararmış

yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün

öyle bükük bakma bana

 

Çam kolonyası getirdim sana

kentli dağlıların haklı sevdasını

Bolu ormanlarından çarpan bir koku

sanki köroğlunun ter kokusu

aman kokusu, billah kokusu

canlarım, canım benim

 

Üzme kendini bu kadar

sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var

bak yeryüzü ne kadar geniş

ne kadar dar

 

Dur

akıtma gönlüm yaşını

gözünden öpecek bir yer bırak

oy bana en yakın

bana en uzak

sevgili yar

Hasretine vur beni

 

Giyecek çamaşır getirdim sana

adettir diye değil, sevdim diyedir

bağışla, eski biraz

bedenim uygundur diye bedenine

elimle yıkadım, ütüledim

elma ağacında kuruttum

 

Günler sarmal bir yay gibi

bunu unutma

Bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir

bunu unutma

Seni ben her yerinden öperim

bunu unutma

 

Kadere inansaydım

sana inanırdım

Düşürmem sigaramın ucundaki külü ben

 

 

Öyle kırık bakma bana

Caddeler nasıl da genişliyor

sana bunu söyleyecektim

Bileyli bir makas vardı yanımda

sana bunu söyleyecektim

Hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri

sana bunu...

Oyy nasıl söyleyebilirim

deliren sevdamızın kısrak huyunu

 

Elimi tut

tuttururlar, o kadarına izin verirler

kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu

Bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız

 

Sen içerde

Ben dışarda...

Oyyy mahpusluk mahpusluk...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




HABERE YORUM YAZIN

DİĞER BOLU HABERLERİ
Köşe Yazarları
Burç Yorumları