

Kaşı benli oğlu Hamdi Efendi'nin oğlu Refik, küçük yaşında oldukça zeki, çalışkan ve terbiyeli kişiliği ile dikkat çekiyordu. Hamdi Efendi ile Behiye Hanım onu medresede okutmak ve hafız yapmak çok çalışırlar. Bolu'daki Redif taburunun talimlerini izleyen, zabitlerin şatafatlarını gören Refik buna yanaşmaz, yakınlarının da teşvikiyle askeri okula gider. Sınıflarını pekiyi derece ile geçmiş genç bir zabıt olarak Bolu'ya döner. Bolu'nun eski ailelerinden Mazhar Bey’in kızı Şayeste Hanım ile evlenir. İlk başta çok mutlu olmalarına rağmen sonraları başlayan kıskançlıklar geçimsizlik doğurunca sonuç ayrılık olur ve Refik Firaki bir süre Bakırköy Akıl Hastanesine yatar. Halinde iyilik görülünce çıkar çıkmaz Bolu'ya gelir.

Kendi yaptığı rakıyı açtığı meyhanede sattı
Refik Firaki, malulen yüzbaşılıktan emekliye ayrıldığı için maaşı çok azdı. Kendi çalışması ile geçiniyordu. Bir zaman Yukarı çarşıda bir ayaküstü meyhanesi açmıştı. Burada kendi çektiği rakıyı satıyordu. Mizacı itibariyle asabi olduğundan bu iş onu açmadı ve kısa zamanda kapattı. Dükkânın kepenklerinin üzerinde eski yazı ile yazdığı Gamlı Firaki yazısı yıllar boyunca orada kaldı. Bolulular onu her zaman elinde bir evrak çantasıyla görürdü. Bu çantanın içinde "imad" adını verdiği kalın bir defteri vardı. Bu deftere, bine yakın vecize yazmıştı. Çantasında, yağlı boyası ile fırça ve levha yazmak için muntazam kesilmiş tenekeleri bulunur; bunlara vecizeler yazar, sevdiklerinin iş yerine ve evlerine asar, karşılığında ne verirlerse alırdı.

Memleket sorunlarına hep duyarlıydı
"Gamlı Feryadi" adında bir gazete yayınlamıştı. Bu gazetesinde memleket sorunlarına değinir, hicviyeler yazar, kendi halinden yakınırdı. Çiçeğe çok meraklı idi. Çantasında bir buket ve yakasında mevsime göre bir karanfil veya gül bulunurdu. Birik biçiminde iki tekerlekli bir arabası vardı. Küçük bir merkepte koşardı. Bütün aile buna biner kaplıcalara giderler, şehir içinde bununla dolaşırlardı. Milli bayramlarda çocukları da bindirir. Gününe göre süslediği dövizlerle geçit resmine katılır ve bir hayli alkış toplardı.
.jpg)
"Bende Üstüok'um" dedi
1934'te soyadı alınıyordu. Dönemin CHP Bolu il başkanı Dr. Küçük Mitat soyadını "Altıok" olarak aldı. Firaki, 6 rakamını alt olarak kabul ederek "Bende Üstüok'um" dedi ve "Üstüok" soyadını aldı.

'Deli' oldu canını kurtardı
Kendisine "Neden niye size deli diyorlar?" dendiğinde gülerek "Tabii deliyim,hem de zır deli ama inanana bir sevap" şeklinde cevap verirdi."Peki niye deliliği kabullendiniz?" dendiğinde "Görünüşte deli olmamın sebebi ilk karım Şayeste'yi çok sevmem ve kıskançlığım...Herkes bunu böyle bilir.1.Cihan Harbinde Harbiye Nezaretinde yüzbaşı idim. Cihan harbine girmemizi ve özellikle, Enver Paşayı tenkit etmiştim. Herhalde bir parçada ileri gitmişim Enver Paşaya söylemişler idam edilecektim.'Deli' oldum canımı kurtardım ve emekli oldum" biçiminde cevap verirdi.

Devlet büyükleri geldiğinde zabıta kapısına dayanırdı
Maaşı çok az olduğundan ay sonlarına doğru geçim sıkıntısı çeker ve parası olmadığı zaman çok asabi olurdu. Memlekete büyüklerden birisi gelecek olursa zabıta tarafından kontrol altına alınırdı. Görüşme ve konuşmasına engel olurlardı. Evinde zengin ve çok iyi tertiplenmiş bir müzesi vardı. Küçüklüğünden beri eline geçen güzel eserleri, elbiseleri, silahları, kılıçları müzesini süslemekte idi.

Ölüm tarihini 10 yıl erken hesapladı
Mezar taşını yaptırmış ve kitabesini ölüm tarihini bile 1939 olarak yazdırmıştı. Doğruyu ve doğruluğu seven Refik Firaki yalnız ölüm tarihinde aldanmış ve yanlış yazmıştı.25/3/1949 günü yaşama gözlerini yumdu.

Tüm arşivi Selahattin İkiz'de
Refik Firaki Üstüok'un tuttuğu defterler ile özenle sakladığı mektup ve fotoğraflar şu anda Bolulu Antikacı Selahattin İkiz'de bulunuyor. İkiz bu koleksiyonu tüm ısrarlara rağmen henüz satmadı.
Enver Paşa'nın Refik Firaki'ye gönderdiği kartpostal... Üstünde " İsviçre Hatırası Kardeşim Refik Bey'e 19.8.333" yazıyor...

Refik Firaki'nin günlükleri...

