Çamkent

120x600

Alemdar inşaat

08-11-2018 SİYASET

Çetinkaya;'Türkiye’nin bu zihniyet ile düze çıkması ne yazık ki mümkün değildir

Saadet Partisi Bolu il başkanı Veysel Çetinkaya ülkemizdeki ekonomik krizin her geçen gün daha da derinleşmekte olduğunu vurguladı.

 Çetinkaya;'Türkiye’nin bu zihniyet ile düze çıkması ne yazık ki mümkün değildir
dastini

Saadet Partisi Bolu il başkanı Veysel Çetinkaya yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz her geçen gün derinleşmektedir. Uzun zamandır yaklaşan tehlikeli durum hakkında açıklamalar yapıyoruz. Ekonominin adeta damarı olan büyük firmalarımız bir bir konkordato ilan ediyor. Son olarak ise açıklanan Ekim ayı enflasyon rakamları durumun vahametini bir kere daha ortaya koydu. Ekim ayı enflasyon rakamı %25.24 son 5 aya bakacak olursak.
Haziran: %15.39, Temmuz: %15.85, Ağustos: %17.90, Eylül: %24.52,Ekim: %25.24, Görüldüğü üzere Enflasyon; 2003'ten bu yana ilk kez %25'i aştı.Başkanlık Sistemine geçişin en sihirli kelimesi şuydu; Ülkeye istikrar gelecek. Gerçekten de ülkeye istikrar geldi. Başkanlık sistemine geçildiği günden beri: Enflasyon istikrarlı bir şekilde artıyor. Her ay bir başka rekor kırıyor. Vergiler, zamlar istikrarlı bir şekilde artıyor. İşsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor. Faiz ödemeleri katlanarak istikrarlı bir şekilde artıyor. Bu istikrar Türkiye’yi uçuruma götürür. Enflasyon rakamları ortadadır. Ekonomide ki kötü gidişatın anlaşılması için rakamlara da ihtiyaç yoktur çarşıyı, pazarı dolaşın her gün yeni bir zamla karşı karşıya kalıyoruz. Peki enflasyonla mücadele etmesi gereken iktidar ne yapıyor. Enflasyon rakamlarını düşürmek için TÜİK’de ilgili kişileri görevden alıp yerlerine kendilerine yakın isimler atıyorlar. Ülkede kriz yok diyebilmek için ilgili bakan "Dolar 8.00 - 8.50'dan bu noktalara geldi" diye açıklama yapıyor. Sayın bakana sormak istiyoruz dolar 8 lirayı gördü de bizim mi haberimiz olmadı? Ayrıca iktidar kura dikkat çekip yüksek enflasyon ve yüksek faizleri gündemden çıkarmak istiyor. Ne kadar saklamaya çalışırsanız çalışın milletin bugün canı yanıyor. Madem dolar düşüyor ve ekonomimiz düzeliyor iktidara çağrımızdır. Son 3 ayda yaptığınız bütün zamları geri çekin! Son günlerde yaşadığımız bir başka trajik komik olay ise İktidar Partisinin Yozgat Milletvekilinin yaptığı açıklamadır. Sayın Vekil diyor ki; “Yakın zamanda açılışını yapacağımız Yozgat Cezaevinin inşaat alanında incelemelerde bulunduk. 4 bin kişinin yatacağı, 2.700 personelin istihdam edileceği bacasız fabrika gibi çalışacak cezaevinin hayırlı olmasını diliyorum..” Bacasız fabrika dedikleri; T Tipi kapalı ve açık cezaevi. Aynı Yozgat’ta, binlerce insanı ilgilendiren şeker fabrikası, nisan ayındaki özelleştirmede satılmıştı. Yozgat şeker fabrikasını 275 milyon liraya sattılar… Şimdi 110 milyon liraya Yozgat cezaevi’ni yaptırıyorlar. Sadece Yozgat mı? -Kırşehir şeker fabrikasını 330 milyon liraya satan Hükümet  aynı Kırşehir’e KDV’si içinde 338 milyona cezaevi yaptırıyor. İşte bu iktidarın yatırım anlayışı bu. Fabrika satmayı başarı, cezaevi açmayı yatırım sanıyorlar. Sadece 2017 yılında sözleşmesi imzalanan cezaevi inşaatı sayısı tam 44. Türkiye bugün İcra Dairesini tören düzenleyerek, kurdele keserek açan bir hükümetle yönetiliyor. Daha önce söyledim yine söylüyorum.. Fabrika yapmayanlar, cezaevi yapmak zorunda kalır. Çok açık ve net bizim üretim anlayışımızla bu iktidarın üretim anlayışı arasında dağlar kadar fark var. Biz fabrika, inovasyon, yapay zeka diyoruz onlar hapishane diyor! Türkiye’nin bu zihniyet ile düze çıkması ne yazık ki mümkün değildir. Bu hafta gündemde olan bir başka konu ise Öğrenci burs ve kredileridir. Malumunuz olduğu üzere Sayın Cumhurbaşkanı Gençlik Zirvesinde yaptığı konuşmada; “Öğrencilerin burs konusunda ısrarcı olmamalarını kredi almalarını bedavacılığa alışmamalarını” tavsiye etti. Şimdi sormak istiyorum Türkiye’de gelecek ayın hesabını yapan öğrenci mi bedavacılığa alışıyor yoksa. Devletten ihale kovalayan yandaşlar mı? Devletten iş kovalayan partililer mi? Bankomat memurluğu yapanlar mı? Hiç işine gitmediği kadrolardan maaş alanlar mı? Bugün Türkiye’de 279 bin gencimiz öğrenim kredilerini ödeyemediği için icralık durumda. Devlet bu gençlere bedavacılığa alışmayın deme hakkına sahip değil. Eğitim ve öğretim hakkını tesis etmekle sorumludur. Onlara çalışabilecekleri iş imkanları oluşturmak devletin, hükümetlerin görevidir.

Son olarak ise dış politikada yaşanan önemli gelişmelere değinmek istiyorum. Malumunuz olduğu üzere ABD İran’a karşı yaptırımlarını hayata geçirdi. Hemen belirtelim ki bu yaptırım kararı hukuksuzdur. ABD kendisini dünyanın jandarması olarak görmekten biran önce vazgeçmelidir. Türkiye başta olmak üzere İslam ülkelerinin tamamı bu kararın karşısında olduklarını en güçlü şekilde ortaya koymalıdır. Fakat ne yazık ki karar karşısında özellikle iktidar yanlısı medya Türkiye yaptırımlardan muaf tutuldu diye tabiri caizse “zil takıp oynayacak” Bu hususta iktidar sahiplerine seslenmek istiyorum. Amerika’dan değil Allah’tan korkun.

Bu yaşanan gelişmeler karşısında 3 Kasım’da Antalya’da düzenlenen D8 toplantısını önemli görüyoruz. Umarız D8 daha aktif bir hale getirilir. Coğrafyamızda vuku bulan karmaşa ve istikrarsızlığın son bulmasına vesile olur. Her zaman söylediğimiz gibi biz bütün uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz. Şüphesiz ki güç ve kudret sahibi Cenab-ı Allah’tır. Allah, ülkemizin, bölgemizin ve bütün insanlığın yardımcısı olsun.Bütün bu olumsuzluklara rağmen aziz milletimize şunu sesleniyoruz: Çare vardır. Çare Saadet Partisidir. .




Fazilet Tekman
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER SİYASET HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Burç Yorumları