

AK Parti Bolu Milletvekili Av.Arzu AYDIN TBMM Genel Kurulu’nda konuşma gerçekleştirdi. AYDIN, milli ve yerli bir duruş üzerine gerçekleştirdiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “2017 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısının 5. Maddesi için söz almış bulunmaktayım. Bütçe kanunu görüşmelerinin sonuna geldiğimiz bugünlerde ben de milli ve yerli olmak üzerine bir konuşma kaleme almak istedim. Bizim kanaatimize göre milli ve yerli olmak bir söz, bir tamlama, bir yazı dizisi değildir. Aksine ve aslında bir ruh, bir duruş, bir ideal meselesidir. Bunu galiba burada da adet olduğu üzere iki fotoğraf üzerinden izah etmek isterim. Fotoğrafların birinde halkın meclisinde bağdaş kurarak oturan bir adam, diğerinde siz deyin iskarpin biz diyelim kundura ile o meclise girmiş insanlar var. Aslında yalnız bu fotoğraf Türkiye’nin dünü bugünü ve yarınını anlatan milli ve yerli olmayı izaha yeterli bir delildir. Bu bakış açısıyla bakıldığında ise ülkemizin bugün savunma sanayinde geldiği yeri anlamak mümkün olur. Türkiye, Ak Parti Hükümeti ile beraber 2002 yılından itibaren milli ve yerli üretim alanında radikal bir değişim yaşamıştır. İlk savaş korveti HEYBELİADA ardından gelen Büyükada, Burgaz Ada, Milgem, Altay Tankı, Atak Taarruz Helikopteri ve diğerleri gibi çok önemli projelere imza atılmıştır. Türkiye dünyada kendi denizaltısını üreten 8 ilk savaş gemisini üreten 10 ülkeden biridir. 1977 yılında ilk denizaltımız Yıldıray Gölcük tersanesinde yapılırken personelin kıyafetlerini koyacakları dolaplar bile yurtdışından getirilirken şimdi Türk Mühendisleri gemilerin kullanımındaki en kritik ve kilit üretim noktalarından biri olan attığını vurmayı sağlayan atış kontrol yazılımları dâhil her türlü kaynak kodlarını üretebilmektedir. Yine Harp gemisi üreten ülkelerin hiçbiri yazılımlardaki kaynak kodlarını vermezken şükür ki bugün bu alanda da kaynak kodlarını yazabilmektedir. Ülkemiz hali hazırda 5 milyar dolarlık üretim ve yaklaşık 2 milyar dolarlık ihracat gücüne erişmiştir. 2002 de %20 civarında olan yerlilik oranı bugün %70’lere erişmiştir. Hedefimiz 2023 yılında dışa bağımlılık oranını bitirmeye yöneliktir. İşte Türkiye bu yerli ve milli duruşun yalnızca savunma sanayiine yansıması sayesinde yıllardır ülkemize uygulanmaya çalışılan her türlü ambargo ve terörü önlemek yolunda önemli adımlar atmıştır. Cumhurbaşkanımızın deyimiyle iddia sahibi olmak imkân sahibi olmayı gerektirir. Türkiye hem ülkesi hem soydaşları hem dostları için büyük iddiaları olan bir ülkedir. Bizler elbette bu yerli ve milli duruş ve tavrın arkasında ki gücün milletimiz olduğunun bilincindeyiz. Ancak bütçe kanunu görüşmeleri esnasında yapılan konuşmalardan birtakım alıntılar yaptığımızda misalen, Sayın Kılıçdaroğlu, işsiz insan her türlü yola başvurabilir derken, Sayın Tanju Özcan, haram ve helali bilen bir toplum arzu ettiklerini, Sayın Engin Özkoç, millet iyiyi bilecek durumda değildir diye devam ediyor konuşmalara.Hele ki sayın Özgür Özel, sizinkiler düşmana halı sererken Atatürk’ü kast ederek bizim ki geldiğiniz gibi gidersiniz dedi diyor. Dolayısıyla iyiyi kötüyü bilmeyen, haramı helali ayırt edemeyen, işsizken her yola tevessül edebilen bir karaktere sahip halk portresi çizenlerin, ya da bu milletin bu kadim medeniyetin Osmanlı’nın tamamının düşmana halı serenler olarak tasvir edenlerin milli ve yerli olma ruhunu anlama yolunda epeyce çaba göstermeleri gerekmektedir diye düşünüyordum ki; galiba En güzel cevap Meclis Başkan Vekili Sayın Levent Gök’ten geldi. Sayın Gök, Değerli milletvekilleri burada ki konuşmalarınıza dikkat edin millet dinliyor ona göre oy veriyor dedi ve şükür ki Fazla söze gerek bırakmadı.”