

Burak Cop, yaptığı açıklamada basın yoluyla hakarete hedef olduğunu iddia ederek şöyle konuştu: "Mezkur şahıs, sahibi olduğu internet sitesinde Mart ayından beri sürekli aleyhimde yayın yapıyordu. Yazdıkları art niyetli ve saçma şeyler olsa da, ifade hürriyeti kapsamında olduğu için sessiz kaldım. Tabii sessiz kalmamın sebeplerinden biri de yanıt vermeye değmeyecek şeyler yazılması ve mevzubahis sitenin Bolu medyasının önemli bir bileşeni olmaması idi.Söz gelimi benim, memleketi yöneten kirli ittifak blokunun çatlaması üzerine AKP tarafından paralel yapı diye adlandırılmaya başlanan örgütlenmeyle ilişkili olduğum iddia edildi bu sitede. "Kanıt" olarak da Karşı gazetesinde yazarlık yapmış olmam gösterildi. Halbuki aynı gazetede söz konusu örgütlenmenin 2 yıl boyunca zindana tıktığı insanlar da yazıyordu. Normalde böylesi bir iftira da benim mahkemeye başvurmamı gerektirirdi." biçiminde konuştu.
"Partim yıpranmasın diye frene bastım"
Cop, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben görmezden geldikçe bu sitenin aleyhimdeki karalama kampanyası yoğunlaştı bu yüzden savcılığa suç duyurusunda bulunmayı düşündüm. Ancak kimi partili dostlarım bunu yapmam halinde mezkur şahsın daha da saldırganlaşabileceğini belirterek "taş atma üstüne sıçrar", "o kişinin psikolojik durumu normal insanlarınkinden farklı" gibi ifadelerle beni caydırdılar. Psikolojik durumuyla ilgili yorumları doğru mudur bilemem. Çünkü mezkur şahsı tanımıyorum. Ama partim yıpranmasın diye frene bastım. Partili yol arkadaşlarım da bana teşekkür etti ve mevzubahis kişiyle konuşarak bir daha böyle şeyler yazmamasını sağlayacaklarını belirttiler.
"Burası dağ başı değil"
"Ancak ilgili web sitesi beni ve CHP'yi yıpratma amaçlı kara propagandasını sürdürdü. Bense bu siteyi ciddiye almamaya ve yazılanlara yanıt vermemeye devam ettim. Ben görmezden geldikçe yayınları iyice çirkinleşti. Benim de bu pespayelikle hukuk çerçevesinde hesaplaşmaktan başka çarem kalmadı.
"Hadi gözün aydın..."
Cop sözlerini şöyle noktaladı: "Mezkur kişinin, kendisini ciddiye almam ve yazdıklarına cevap vermem için 2 ayı aşkın bir süredir çırpındığından haberim vardı. Bunun haberi bana ulaşmıştı. Gözü aydın. Hayal ettiği tam olarak böyle bir şey miydi bilemiyorum ama sanırım artık kendisini kaale almış sayılırım. Ortalıkta gazeteci diye dolaşan bazı tipler gazetecilik mesleğine maalesef zarar veriyor. Ulusal medyada yaşanan kimi yapısal sorunlar ne yazık ki yerelde de mevcut. Fark ise şu; ulusal medyada büyük hesaplar dönerken yerel medyadaki yoz unsurlar küçük şeylerin hesabını yapıyor. Halbuki gazetecilik toplumsal sorumluluk gerektirir. Kendini haber sitesi diye adlandıran bir web sitenizin olması size serbestçe kompleks kusma ve hezeyan saçma hakkı vermez".